
yaradan beni ne ardıç ne çınar ufarak çayır koşumun gıcırdar ölmek dilerim bağrım kaynıyordur yüklerim ağır sen bir düş imişsin kuşluk çağında soluma tükürdüm rabbim gafurdur bilesin kavuşmak yoktur islamlıkta kavuşan kısmısı ancak gavurdur....
yaradan beni ne ardıç ne çınar ufarak çayır koşumun gıcırdar ölmek dilerim bağrım kaynıyordur yüklerim ağır sen bir düş imişsin kuşluk çağında soluma tükürdüm rabbim gafurdur bilesin kavuşmak yoktur islamlıkta kavuşan kısmısı ancak gavurdur....
yolun ortasında kaybettim yönümü, nazarım bulandı şimali seçemedim. düştüm, kaldım bu çukurda. ne çığlığa mecalim ne çıkmaya gayretim var. yarım kalmış bestemin ortasında sonsuz bir es var şimdi. nedamet kaldı bana, gayyada yüzüm kara...
"doğruysa bu yargı bu sonuç bu çıkarsama neden peki her şeyi bulandırıyor korkuyorum sıra sende sen de başla ve bitir diyecek. yo, hayır yapamaz bunu, yapmasın bana dünya...
Güneşli bir öğleden sonra yaşıyorum kendi evimde, mutfağımda. börek yaptım, şimdi çay demliyorum. kendi başıma bir keyif yapacağım. televizyon açık. ortalama bir türk pembe dizisi var ekranda "unutma beni". evet itiraf ediyorum izliyorum. işte boş durma boş izle...reklam girdi. yemekteyize geçtim. yemek yaptıkları kısım hoşuma gidiyor. öteki tarafları berbat. hele konuşmaya başladıklarını kulaklarımı tıkayasım geliyor. aptallık ve görgüsüzlükte yarışıyorlar....
kolay mı hayatı bir noktada düğümlemek duvar gözlerini daha ne kadar saklayabilir bir sonu var bunun;herşeyin bir sonu var. duvara asılan resim, gün gelir indirilir yerinde tozdan bir çerçeve kalsa ne olur, kalmasa ne olur? istersen çıkmam dışarıya bugün;bana öyle geliyor ki, bu odanın dışına çıksam ve kapasam ardımdan kapıyı uçurumun kıyısında tutunduğun küçük çalı artık seni taşımayacak ben gitmek zorundayım biliyorsun, sen kalmak böyle mi...
ben herşey eskisi gibi olsun çok istiyorum. kalbim gerçekten kırıkkalbim gerçekten kırık ve eylülün ortasıyürüdüm yazmadığım şiirlere basarakyalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartasıher solukta yeniden eksilerek artarak süleyman çobano...
"Zira hatırlayanlar vardır aranızda daha önce Fatma Aliye Hanım'ın üstadı Ahmet Mithat Efendi'nin son romanı Jöntürk romanında geçen ideal kadın tasavvurundan bahsetmiştim. İdeal kadın şöyle tasvir ediliyordu: ""Eski fikirlerden çıkmış yeni fikirlere fazla girmemiş olsun." fatma k. barbarosoğlu ELLERİM ÜZRE YÜZ KARALARIM, daha da bir acınıyorum erkekliğime şimdi demirler ötesinde ömürlerim, seneler mut'suz geçecek yok ama SENELER KADINSIZ,...