Ya da her zaman söylendiği gibi; aşk, o güne kadar varolan her şeyi unutmak ve yeni bir hayat yaratmak mıd...
Ya da her zaman söylendiği gibi; aşk, o güne kadar varolan her şeyi unutmak ve yeni bir hayat yaratmak mıd...
"İnsan ağzını yiyeceğe götürmez, yiyeceğini ağzına götürür. Şiirsizlik ağzını yiyeceğine götürmektir. Şiir, yiyeceği ağzınıza götürmenizi sağlar." İsmet Özel / 26 Ekim 2...
fatma nihan yildiz: ne dinliyorsun ya bu saatteNeNeHaTuN: ya ne bilim aklıma esti bugün yıkıldı firavun .. dedim cd i çıkaram bi günyüzünefatma nihan yildiz: :)NeNeHaTuN: yollim mi gözüne uyku girmez :) fatma nihan yildiz: vaar onlar yanımda NeNeHaTuN: iyi seni ülkeye sokmuşlar o cdyle amerikaya girsen direk guantanmofatma nihan yildiz: ...
“Şuna inan dostum, ne olursa olsun, her kadının yaşantısı başından sonuna dek bağımlı olacağı bir erkeği aramakla geçer. Anlayacağın, bağımlı olmak tutkusuyla doludur kadın. Şunu unutma, bunun ayrıksılığı yoktur.” Dostoyevski/Delikanlı/...
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu Yalvarırım onu okuma çarşamba günlericemal süreyya...
ONEGIN adlı filmden bir sahne, Puşkin'in romanından uyarlamatatyana letter to onegin“I write to you – no more confessionis needed, nothing’s left to tell.I know it’s now in your discretionwith scorn to make my world a hell.“But, if you’ve kept some faint impressionof pity for my wretched state,you’ll never leave me to my fate.At first I thought it out of seasonto speak; believe me: of my shameyou’d not so much as know the name,if I’d possessed the...
bir şiir diyor ki aşkın bir adı da yorulmamaktır diğeri diyor ki sevmek de yorulur. şimdi ne anlamam gerekiyor, aşk ile sevginin aynı olmadığını, insan var yorulur insan var yorulmazı mı... ikisini kıyaslamanın mantıksızlığını mı...her ne ise o'dur...ama sevmek de yorulur.bunu duymalısın bunu görmelisinbunu bilmelisinen sonunda bunu unutmalı...
"Kadınların bir vakit konuşmadanYaşaması gerekebilirVe açılabilir görüntümüz Sahnemiz perdemiz:Hergün bir miktar kros boksit asitVe arenamızDokuzyüz milyon müslüman rüyalarını hatırlamadan uyanabilir"...
....Fatma Nihan Yıldız hadi ispatlıyalım kendimizi "onlara" , ne kadar özgürlükçü olduğumuzu kanıtlayalım, diyelim hadi herkese bırakınız yapsınlarlar bırakınız geçsinler; istanbula konsansitnepolis diyelim ne olacak...mazur görelim eşcinselleri... içki masalarına sonsuz saygı gösterelim.. iki başörtülü koydular ya hadi savunalım bizde biza ait olmayan herşeyi... bazen susmayı bilmeliyiz.. hayır konuşamıyorsak eğer susmalıyız... tüm la'ları...
O Muslims! The solution to Palestine is not to make deals, seek compromises or return to post 1967 borders. The solution to Palestine is not to call for a Palestinian State or seek arbitration from the United States or the Quartet. Beware of the rulers deceiving you, such that you think a demonstration, protest or vigil which they allowed you is enough. They alone are not enough. You must push the rulers with all your power and ability to mobilise...
cahit zarifoğlu için romantik ve idealist islamcı demiş biri... evet galiba tanımımı buldum, ben de kendimi böyle çağırabilirim romantik ve idealist...niye kendimi tanımlıyorsam...sunni misin şii mi...ikisi de değil, müslümanım, bu yeter beni tanımlamaya...evet galiba böyle demiştim biri sorduğunda...şimdi ise romantik ve idealist müslümanım mı desem acaba...kime diyorsun nihan...bunlar bir iç sayıklaması...başım neden ağrıyor...neden güneş batıyor...neden...
bana bu kitabı bahşedeni bahşedene şükürlerle"Ateşinden sonra (diyelim, korların üzerine baca bağlantısını kapatıp bir yere gittikten sonra), çabanın karşılığını, odandaki ısı olarak alırsın - geri geldiğinde, bakarsın, odan, ılık....
Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir hecedenaşk için bir vaha değil aşka otağ yaratansen ol zihnimde yüzen dağınık şarkılarıbir harfin başlattığı yangın ile söndürbeni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırımöyle mahzunki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.******************************felsefenin soysuz çarkına teslim ederiz ayetleriöyle büyüttük öyle büyüttük ki felsefeyieylemide aldı içineve ateşler içinde,Bağdat'ın orta yerindeçırılçıplak kaldık iştedengeler...
7,8, 12 'ye bayıldım , tanımlamalar cuk oturmuş. ama kendimi 9'a yakın hissettim, vallahi alıntılardan kitap yapabilirim; her sözüne bir şairin şiiryle cevap verebilirim, şimdi bu kötü birşey mi? dostoyevskiyi de pek bir severim ayrıca, ibrahim ethem hazretleri bakışı da mı varmış aman rabbim. bu arada elime kaynar su döktüm, çok kötü oldu, yanıyor, her elimi yakışımda cehennem ateşini düşünüyorum... yakma ya rabbi diye bir ilahi vardı iğrenç sesli...
bir gece vakti gözüme uykunun girmediğive ismet özel dinlediğim.hep dinlediğim hep dinlediğim...bu şiirlerle gömün beni...
aşk risalesi'inden erdem beyazıtYürürken otururken yatarkenHep çürümek durumunda kalmışDuyduklarımızdan dolayı kulaklarımızGördüklerimizden ötürü gözlerimizDokunduklarımız için ellerimiz. Belli bir bozgun yaşamışızHer şeye ölüm dadanmış sankiKadınlar ki anne olmamak için direniyorlarErkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlarÇocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlarÇocukluk kalkmış dünyadan gibiHer çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki. Aşkın son...
.Pek değerli Genç Öncüler; Öncelikle hepinizi teker teker sağ baştan başlayarak selamların en güzeli ile selamlıyorum. Şu an her şeyi gözümde canlandırmaya çalışıyorum masaları kırmızı örtülerimizi, kahvaltıda neler olabileceğini… Varsa bir yenilik bu sezon, mailleriniz de eksik etmeyin her şeyi ayrıntısıyla bileyim ki geldiğimde zorluk çekmeyeyim. Gelmek dedik ne kadar vaktim kaldı hemen onu belirteyim, beni bir 4 ay kadar daha özleyecek...